14.02.2009

Fare mevzusu

1- İlk okula gidiyordum sanırım, çay bahçemizin (o çay içmeye gidilen çay bahçesi değil, çay toplanan çay bahçesi :)) yanına küçük bi ev yapmıştık çay toplama zamanı rahat edilsin diye. Evi temizleyen annem bir hışım dışarı çıktı, "Babaaa, evde fare var" diye. Dedem daha gelmeden ben annemin korkaklığına gülüp, "Yoktur, kandırıosun, yanlış görmüşsündür" falan dedim. Annem de gülmeme sinirlenip "İnanmıyorsan git bak, çekmeceye girmiş" dedi. Cengaverim ya ben, gittim çekmeceyi açtım. Çekmeceyi açmamla kolum kadar (abartmıyorum) bi sıçan fırladı, yüzümden destek alıp kaçtı. Gerisini hatırlamıyorum :)
2- Yıllardan 2006, aylardan Ağustos, Moskova'da stajdayız... Şantiyede her gün çorba makarna yemekten imanımız gevremiş. Sonunda düzgün bir şeyler yemek üzere piknik yapmaya gidiyoruz. Nehir kenarında şaşlik kebap (şiş kebap :)) yiyeceğiz. Benim de o gün hastalanacağım tutmuş, halim yok kıpırdamaya. Uzanıyorum, uyku arasında proje müdürünün sesi geliyor "Farelere bak, Saliha'nın hiç umrunda değil tabi, uyuyor", gözlerimi aralıyorum 2 metre ilerde 2 adet fare! Nasıl kalktım yerimden, nasıl arabaya geçip kapıyı kapadım bilmiyorum. Fareler gözden kaybolana kadar da inmedim tabi ki...
3- Geçtiğimiz yaz açık havada oturmuş ablam,Fatma teyze ve ben muhabbet ediyoruz. Bi fare görüyorum sanki! İçeri koşup, sandalyenin üzerine fırlamam bir oluyor. (hani şu hep çizgi filmlerde görüp güldüğümüz gibi) Fatma teyze, "Aaa, bak fare oraya geldi" diyor. Speedy Gonzales gibi (çok ironik bi benzetme oldu :)) kaçıyorum ordan da. Ablam ve Fatma teyze şaşkın. Fatma teyze utana sıkıla şaka yaptığını söylüyor.Bense ellerim titrer, gözlerim dolu bi vaziyette bakıyorum sadece. Ablam şok olmuş vaziyette "Bu kadar korktuğunu bilmiyordum" diyor, valla ben de bilmiyordum. Meğer korkuyormuşum :)

Cengaverden, korkağa dönüşümün hikayesini dinlediniz... Bir başka hikayede buluşmak üzere... Esen kalın... :)

21 film

Geçen gün arkadaşımla film izlemeye çalışırken farkettim, film izlemeyi sevmek ötesinde bir şey olmuş benimki. Hangi film için "İzleyelim mi?" dese hepsini izlemiş bulunuyorum, hatta şuan gösterime girmemiş filmleri dahi izledim :) Bugün acaba kaç film izlemişimdir diye düşündüm, ortalama bi rakam bile bulamadım, 2 yıldır her gün bir film izlemeye çalışıyorum, ki bazı günler bu 4'ü buluyor :) İzlediğim yabancı diziler de cabası... Anlamadığım nokta, hala muhakkak izlenmesi gereken 21 adet film daha buldum kendime, bu kadar film izlememe karşın nasıl "muhakkak" izlenmesi gereken 21 film bırakmışım bilmiyorum :)
Usual Suspects*
American Beauty
American History X
Reservoir Dogs*
LA Confidential
No Country for Old Men
Citizen Kane
Saving Private Ryan*
Sin City
Unforgiven
Godfather 1,2,3
Schindler's List
There Will Be Blood
Into The Wild
The Bourne Ultimatom
Se7en
Momento*
Changeling
Sweeney Todd

*Bu filmleri neden şimdiye dek izlememiş olduğum konusunda en ufak bir fikrim yok.

Ve en sevdiğim soundtracklerden biri, Lucky Number Slevin'den... Kansas City Shuffle!

12.02.2009

Nikotin

2003 mayıs ayıydı, okuldan 4 günlük izin almıştım... Kızlar toplandık hepimiz beraber kalıp son günlerimizi doya doya beraber geçircez... 2 paket sigara almıştık, hiçbirimiz içmediğimiz halde... Bi Çiğdem bi de ben (o gruptan sigara içen bi biziz şuan) içimize çeke çeke içmiştik sigaraları... Sonra ben memlekete gittiğimde 1 paket sigara aldım,her gün odamın balkonunda denize nazır 1 adet sigara içtim. Sigarayı bırakma haftasında sigaraya başladım yani :) ÖSS sonuçları açıklandıktan kısa bi süre sonra bıraktım içmeyi 1 ay falan içmedim sanırım.
Üniversiteye gelip yurda yerleşince odanın balkonlu olduğuna sevindiğimi gören oda arkadaşım "Neden sen de mi sigara içiyorsun?" dedi. "Yo, hayır, yani evet, aman bilmem içerim" dedim ve tekrar sigaraya başladım...
O sene ramazan ayıydı, günde 2 pakete yakın sigara içerken sigarayı bırakmıştım... 2 hafta sonra bırakma nedenime sinirlenip tekrar içmeye başladım... Ta ki 2008 aralık ayına kadar... Aralık ayında tekrar bıraktım sigarayı, nikotin bandıyla(Şiddetle tavsiye edilir :))... 2 hafta hiç içmedim sigara, aramadım da. Sonra jüriydi, teslimdi derken tekrar başladım...
Çantamda 2 paket hiç açılmamış, biri yarılanmış olmak üzere 3 paket sigara (malum tiryaki tek paketle dolaşmaz :)), 3 adet de 1 numara nikotin bandı var...
Velhasıl Saliha'nın hava sahası dumansız olmaya henüz hazır değil... Aslında hiç gerçekten "kendim" istemedim bırakmayı, istesem bırakabileceğime inanmaktayım (bkz: züğürt tesellisi :)). Henüz nikotin denen şeyle iyi bi diyaloğumuz var, sevmekteyim kendilerini... İlişkimiz iyi... Sigara üzerine yazılan bir sürü şarkıya bakarsak sanırım seveni çok... Kıskanmıyorum şahsen :)

11.02.2009

Günün sorusu

Bu okul mu beni bitirir, ben mi bu okulu?

4.02.2009

Sarı Gül...

Güvenpark'ta çiçekçilerin yanından geçerken aklıma geldi...
Yer: Taksim, çiçekçilerin yanı :)

O: Sana çiçek alayım mı?
Ben: Nerden çıktı şimdi?
O: İstiyorsan alırım.
Ben: İyi al madem.
O: Seç bakalım.
Ben: Bilemedim şimdi, hımmmm... Abla ya, sarı gül müydü ayrılık demek olan.
Çiçekçi abla: Evet.
O ve ben: Bi tane sarı gül.
Biz gülüyoruz, çiçekçi abla şaşkın :)
Çiçekçi abla: Olur mu hiç ayrılık, yakışıyor mu size, ben bi tane kırmızı gül vereyim ne güzel.
Ben: Yakıştı valla abla, biz iyiyiz böyle, sen sarı gül ver bi tane :)

Paratoner :)

Neden öküz paratoneri olduğumu belliymiş, zodyak yılım "ÖKÜZ" olduğundan :)

Şükür...

Ne kaşım, ne gözüm, ne işim, ne bilgim, ne beynim, ne evim, ne param, ne pulum...
Benim en büyük nimetim dostlarım...
En büyük nimetim, beni sadece ben olduğum için sevebilenler....