6.03.2009

80'lerin ikinci, 90'ların ilk yarısında çocuk olmak.

Biz "cino" yerdik, 1 şekersiz sakız fiyatına 2 şekerli sakız alırdık, leblebi tozu yerken "Yusuffffffff" derdik...
Ne sansür vardı ne de izleyici kitlesini belirten logolar... Kemal Sunal'ın "Eşşoğlu eşşek"leriyle büyüdük, bu tabiri sadece Kemal Sunal'ı taklit ederken kullandık. Saygılı ve terbiyeliydik sansürsüzlüğe rağmen...
Barış Manço'dan öğrendik, arabanın ön koltuğuna oturmamayı, dişlerimizi günde 2 defa fırçalamayı, hayvanların dost olduğunu...
Bilgisayar oyunlarımız, süpersonik oyuncaklarımız yoktu ama mahalle aralarında oynayacağımız, hep sevgiyle anacağımız arkadaşlarımız vardı. Ama akşam ezanı okunduğunda eve dönmek sorundaydık :)
Kar yağardı bol bol, kardan kaleler yapıp şavaşır, poşetlerle kayardık...
Erkek çocukların en kıymetli şeyi topları, kızlarınsa ipleriydi...
Küçük oyunlar oynardık... "O piti piti, karamela sepeti, terazi lastik jimnastik, biz size geldik bitlendik, dik dik dik, hamama gittik temizlendik"
"Tom ve Jerry, dispanseri, elem yu yu yu, elem si si si, elem yu elem si, oooo pepsi" bildiğimiz yabancı dildi :)
Velhasıl biz şanslı çocuklardık, çocuklarımız da şanslı olabilirler umarım bizler kadar...

4 yorum:

Cimbakuka dedi ki...

Bizim elvan gazozlarımız vardı,
Calimero hep bize ama haksızlık bu öyle değil mi? derdi.
Karanlık çökerken oynanan saklambaç'ların yerini ne alabilirdi ki?.
9 taş dizerdik önce devirdiğimize sonra topladığımıza sevinirdik garip bir şekilde.
Misketlerimiz vardı.
Hem o zaman insanlar bu kadar kötü değildi be, çocukta olsak herkes bizi severdi, yaramazlığımıza en fazla kafamızdan aşağı su dökerek karşılık verirlerdi.
Mahalle maçlar'ı yapardık, sanki derbiymiş gibi giderdik.
Commodore 64'lerimiz oldu bizim, hani kaseti takıp 1.5 saatte başlayan oyunlar varya işte onlardan.
Bayramlarda kapı kapı dolaşıp para toplar, sonra onları torpillere harcardık mahalle şenlensin diye.

Şimdiki ve gelecekteki çocuklarmı?

Bunları okuyunca sanırım bize çok gerikafalı diyecekler, varsın desinler.

Biz çok mutluyduk be..

Yolunu Şaşırmış Kelebek dedi ki...

Onlar gerikafalı olduğumuzu düşünürlerken ben üzülüyorum onların adına... Bunları yaşayamayacakları için... Bunlarla tatmin olmayacakları için... Biz azla çok olmayı bildik...

gribulut dedi ki...

biz gerçekten şanslıydık. yeni jenerasyon, bu ortamları tadamıycak. bilgisayar, televizyon arasına sıkışıp kalıyorlar.

lyktm dedi ki...

bunları yaşayan, böyle büyümüş insanların çocuklarından umudum var aslında benim..
hayatlar şehir dışına taşındıkça o yeni yerleşim yerleri eski tarz mahallelere benzer belki diye bir umut benimki..
eskisi gibi güvenli sokaklar, çocuğunu sokağa korkmadan salabilecek büyükler..
pollyanna'yla, çocuk kalbi'yle büyümüş insanlar bu kadar umutsuz olmamalı bence..